Adam Gibi Adam- 2
10/8/2009BÖLÜM 2
Son gaz gidiyoruz, zaten Atılgan şerefsizinin mekan arkadaki inşaat. Atılgan, yanında bir adam, gülüşüyorlar. Sen gül Atılgan Efendi, son gülen iyi güler…
***
…. – Dur tamam bırak yeter Ali. Öldüreceksin herifi.
- Bırak beni Erhan, bırak!
Sana yemin ediyorum bak, elimden zor aldılar onu. Allahıma bin şükür, daha kötü hale getirdim onu. Şeytan diyor öldür ama oda can. Onunda bir anası, bir babası var. Ama yaptıklarını kaldıramıyorum. Bak bunu, Atılgan böyle bir şerefsizlik yapmasaydı ve durup dururken dalmasaydı, bunların hiçbiri olmazdı. Ama hak etti o, hak etti!
Eve geliyoruz. Cam baktığımda Serkan bizi bekliyor, oda merak etti tabi. Hemen eve çıkıyorum, bizim elemanlarla vedalaştıktan sonra. Canım annem benim, hemen bir makyajla kapatmış yaraları. Hemen yatıp zıbarıyoruz, yarın okul var çünkü.
Gene her sabah ki klişeleri yaşadıktan sonra, okula yola çıkıyoruz. Gözlerim Atılgan ‘ı arıyor, ama yok. Bizim okuldan birini çeviyorum,
- Atılgan’ ı gördün mü birader?
- Hayır, neden ki.
- Boşver, sağolasın.
Yürüyoruz, Serkan bana dönüyor,
- Ali, fazla büyütmeyelim bu olayı.
- Kafana takma sen.
Okula geliyoruz. Hülya kapıda gözleri birini arıyor. Her halinden belli, heyecanlı. Esra’ da yanında, bekleşiyorlar öylece. Bir ağacın arkasına saklanıyor, onu izlemeye başlıyorum. Bir erkek yanına yaklaşıyor, dikkatlice baktığımda Feridun’ un olduğunu fark ediyorum. O da ne, Feridun, Hülya’ ya sarılıyor. Ne oluyor be?
Sol yanımda, garip bir his düşüyor. Boğuluyorum sanki, nefes alamıyorum, lan Feridun, sen benim sıra arkadaşımsın, Hülya’ yı sevdiğimi bilen 3-5 kişiden birisin, nasıl yaparsın lan bunu bana?
Sınıfa giriyorum, Feridun yerimizde, Harun’ un yanına gidiyorum, yer değişelim mi diye soruyorum. Sorgusuz sualsiz kabul ediyor, çünkü Feridun’ la Hülya’ yı oda gördü. Hala inanamıyorum ya, bu kadar yakın olduklarına göre çok önceden vardı ilişkileri. Feridun niye bana söylemedi bunları, niye?
Harun’ un sıra arkadaşı Sıla, neyin var diye sesleniyor. Yok bir şeyim Sılacığım diyorum. Dersler geçiyor, ama aklımdaki düşünce geçmiyor. Adam değil bunun gibiler. Öğle paydosu gelmiş bile, Harun dürtüklüyor:
- Dürümcüye gidiyoruz gelsene.
- Ne dürümcüsü lan?
- Öğlen oldu oğlum, ölüyoruz hepimiz açlıktan, hadi kalk!
- Beni rahat bırakın, kafam bozuk.
- Kalk dedim!
- BENİ RAHAT BIRAK!
Harunlar söylene söylene çıkıyorlar. Kafamı kollarımın arasına alıyorum. Düşünüyorum düşünüyorum! Konuşsaydım, ah konuşsaydım! Peki, reddetseydi beni! Ne olurdu? Yok, canım, niye reddetsin ki? Niye kabul etsin ki? Peki, kabul etseydi? Yada etmeseydi? Bunun gibi binlerce sorular.
Biraz hava almak için dışarı çıkıyorum. Bu sefer gene ikisi, kavga ediyorlar. O kadar ciddi ki, Feridun sarsıyor Hülya’ yı. Hülya bağırıyor: “ Yeter artık!”
Gidip bir tane yumruk atasım var şu Feridun’ un gözüne. Yapamıyorum ama, sevgilisi o, bana ne değil mi? O sırada Esra’ ya sesleniyorum, neler olduğunu soruyorum.
- Esra, bi baksana.
- Hayırdır Ali?
- Baksana kavga ediyorlar, ne oluyor ki?
- Ya onlar bir darılır bir barışırlar.
- Oha, ne zamandan beri çıkıyorlar?
- 2 ay oluyor…
- Saçmalama be, onları ilk kez görüyorum.
- Gizliyorlardı, Hülya bilinsin istemiyor.
Oha be kardeşim oha, daha geçen hafta anlatmıştım Feridun’ a Hülya’ yı sevdiğimi. Oğlum Feridun, yakıştı mı bu sana?
Feridun’ u ilk tanıdığımda adam gibi adam demiştim, en büyük sırrımı vermiştim ona. Belki arkadaşlığımız bozulmasın diye ben çıkıyorum onunla dememişti. Eğer böyle bir şey yaptıysa, benimde susmam lazım. Lakin öyle yapmış sanırım.
Sınıfa benim arkamdan, Feridun geliyor, anlatıyor bana her şeyi. Sinirlerim bozuluyor, ağlamamak için zor tutuyorum kendimi. Saate bakıyorum zilin çalmasına 2 dk. ya var ya yok. Nerde bizim elemanlar ya? Ne dürümmüş bu kardeşim.
Derse 4 fireyle başlıyoruz, Serkan, Erhan, Harun, Levent yok. Hocada merak ediyor. O sırada geliyorlar, duyduğum en komik yalanı söylüyorlar hocaya:
“ Hocam, bir araç kaza yapmışta, yaralılara yardım ettik, onun için geç geldik.”
Hoca dahil, herkes yarılıyor bu yalana. Allahtan hoca insaflıda geçiriyor bizimkileri yerlerine.
Hülya’ ya bakıyorum, oda dalgın, uzun uzun düşünüyor, derken bana bakıyor, benimde ona baktığımı görünce gülümsüyor. Ulan, bir kere düşünmüş müdür, şu Ali’ de hoş çocuk diye. Tüm okul aşık bana, bir bu değil anasını satayım. Kendi söylediğim yalana kendimde inanmıyorum ama neyse…
Ders bitiyor, bizim ekibin yanında bitiyorum, nerdeydiniz lan diye soruyorum. Serkan atılıyor lafa:
- Ali, biz yürüyorduk. Önümüze iki adam çıktı. Başladılar ana avrat sövmeye, küfür etmeye. Bizde karşılık verince kavga çıktı tabii, benzettik çok şükür ama…
- Serkan, abi. Çok dikkatli olalım şu günlerde. Atılgan’ lar bunun altında kalmak istemezler bak.
- Haklısın kardeşim.
Atılgan ‘ la husumetimiz 2 senedir var, orta sonda bunun aşık olduğu kız, bana ilan aşk etti. Ben kabul etmememe rağmen herif beni peşimi bırakmadı. O gün bu gündür bulaşıyor bana. Ama hiç bu kadar ciddiye binmemişti işimiz.
Harun, ee beyler, akşam ne yapıyoruz? Diyor. Bizimkiler caddeye gidelim falan diyorlar ama benim planım çoktan belli, eve gidip ışıkları kapatıp, onu, yalnızca onu düşüneceğim.
- Siz gidin usta, ben gelemem.
- Niye oğlum? Lan bir kerede uy şu plana be Ali!
- Olmaz oğlum, işim var.
- İyi, ama bir dahakinde asarsan bizi, tersine döner bak her şey, tüm dostluğumuz, kardeşliğimiz.
- Dönsün, Levent im dönsün anasını satayım.
Akşam oluyor, aynen dediğim gibi, kapıyorum onu bunu, uzanıyorum yatağıma. Aklımda o var, uyuya kalmışım zaten. Saat 9, belki Hülya açıktır diye düşünerek açıyorum Messenger’ i. Abi, aptal mıyım ben? Kız beni görmesin diye engelli zaten kız benden. Msn’ im açılıyor, Hülya açık!!! Hemen engelini kaldırıyorum:
- Selam Hülya, nasılsın?
- İyiyim Ali, sen?
- İyiyim de, bugün Feridun’ la kavga ediyordunuz. İletin de zaten Feridun’ a sanırım : D
- Çok üzüyor beni çok.
- Ne yapıyor?
- Çok baskıcı, bu akşam buluşalım diyor ama benim canım istemiyor, sevmiyorum zaten onu.
- E sevmediğin biriyle neden birliktesin?
- Bilmiyorum, severim diye düşündüm.
- Sevgi o kadar basit bir şey mi, hahaha.
- Sen gül zaten, senin için her şey süper değil mi?
- Neymiş benim için süper olan şeyler?
- Boşver ya.
- Söyle!
- Esra seni sevmiyor mu, bir sevenin var.! Benim o bile yok!
Esra mı? Hani şu Hülya’ nın kardeşi gibi sevdiği Esra? O mu seviyor beni. Neyse arkadaşların arasını bozmayalım.
- Evet, Esra beni seviyor, ayrıca sakın bir sevenim yok diye düşünme, belki birileri vardır?
- Hahah, işte çok gülerim buna! :D
- Neyse Hülya, sonra devam ederiz.
- Tamam Ali, görüşürüz J
Hem mutluyum, hem aklım karışık, çok kötü bir durumdayım. Kör kütük aşık olduğum kızın en yakın arkadaşı beni seviyor! Esra, Hülya ‘ dan güzel bir kız, eğer Hülya olmasaydı, şak diye çıkardım onunla. İnternette gezinmeye başlıyorum Hülya ne de olsa engelli. Görmesin diye engelledim.
Msn’ e tekrar dönüyorum açıyorum engeli.
- Hülya sana bir şey söyleyeceğim.
- Efendim Ali?
0 yorum yazılmıştır